14 May 2018

VERGİ KANUNLARI AÇISINDAN ZARAR, ZİYAN VE TAZMİNATLARIN GİDER OLARAK KAYDEDİLMESİ

0 Yorum

Ticari faaliyet sonucu ortaya çıkan zarar, ziyan ve tazminatlar, gelir ve kurumlar vergilerinde indirilecek ve indirilemeyecek olan giderler olarak ilgili kanunlarda belirtilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinde, safi ticari kazancın tespitinde “işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilam veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar” gider olarak yazılabilir şeklindedir. Kanunda belirtildiği üzere bunların gider olarak indirilebilmeleri için bazı koşullar vardır.

-İŞLE İLGİLİ OLMASI: Yapılan ödemenin şahsi nitelikte olmaması gerekir. Yani ödenen zarar, ziyan ve tazminatın kazancın elde edilmesi ile ilgisinin olması demektir.

-ZARAR, ZİYAN VE TAZMİNATIN MUKAVELENAME, İLAM VEYA KANUN HÜKMÜNE DAYANMASI: Yapılan ödeme bir kanun hükmüne, ilama ve mukavelenameye dayanmalıdır.

Kanun hükmünden kasıt; bu ödemenin vergi kanunları yada vergi kanunları dışında başka bir kanun hükmü sebebiyle, zarar,ziyan ve tazminat ödemesi olmasıdır.

İlama dayanmasındaki kasıt; zarar, ziyan ve tazminatın belli olmasıdır. İlamla birlikte kanun veya sözleşmeye göre verilmiş olan mahkeme kararı zarar, ziyan, tazminat ödemesinin gerekçesi olmaktadır.

Mukavelenameden kastedilen ise; ödemenin yapılan işle ilgili yapılmış olan bir sözleşme sonucu yapılmış olması demektir.

-ZARAR, ZİYAN VE TAZMİNATIN ÖDENMİŞ OLMASI: Yapılan ödemenin gider olarak indirilebilmesi için bu ödemenin yapılmış olması gerekir. Tahakkuk edipte ödemesi henüz yapılmamış tutarlar gider olarak kaydedilemez.

-ZARAR, ZİYAN VE TAZMİNATLARIN İŞLETME SAHİBİNİN ŞAHSİ KUSURUNDAN KAYNAKLANMASI: Yapılan ödeme eğer işletme sahibinin kendi kusurundan kaynaklanmışsa gider olarak kaydedilemez. Gelir vergisi kanununun 41/6 maddesine göre, ‘‘Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar gider sayılmamaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanununun 11/g maddesine göre ise ‘’Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri’’ ticari kazanç tespitinde gider sayılmamaktadır.

Maliye bakanlığının bu konuya görüşü ise, teşebbüs sahibinin kusurunun bulunduğu ödemelerin gider yazılamayacağı yönündedir.

Zarar, ziyan ve tazminatlarla ilgili yapılan ödemeler konusunda bazı özellikli durumlarda mevcuttur. Bunları sayacak olursak;

-İş kazasından dolayı ödenen tazminatlar:

İş kazasından dolayı ödenen tazminatlar konusunda işverenin kusurlu bulunması durumunda işverenin kusuru oranına isabet eden tazminat ödemeleri gider sayılmamaktadır. Gelir İdaresinin 31/01/2007 Tarih 07.1.GİB.0.03.49/4914-228/ 8166 Sayılı Özelgesi şöyledir;

“Konu: Şirketinizde iş kazası geçiren bir işçi için Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı tarafından ………… İş Mahkemesinde açılan dava sonucu Şirketinizin %90 oranında kusurlu bulunduğu ve tazminat ödenmesi yönünde hüküm verildiği belirtilmiş olup söz konusu tazminat tutarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı konusunda Başkanlığın görüşü sorulmaktadır.

Sonuç: Bu hükümlere göre, yazınızda belirtilen mahkeme karan uyarınca şirketiniz tarafından ödenen tazminatlardan, şirketinizin kusurlu olmadığı orana isabet eden tutarın Gelir Vergisi Kanununun 40 inci maddesinin (3) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün olup, kusurlu olduğu orana isabet eden tutarın ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (g) bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.”

-Anlaşma ile ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar:

Herhangi bir kanun hükmüne dayanmadan yapılan ödemeler gider olarak kaydedilememektedir.

 

Bu konu ile Gelir İdaresinin 06/09/2011 Tarih B.07.1.GİB.4.16.16.01-KV-11-4-197 Nolu Özelgesi şöyledir:

“Konu: Mahkeme kararına göre ödenen faiz, mahkeme harçları, vekalet ücretleri ile diğer icra ve mahkeme masraflarının gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı

Sonuç: Şirketiniz tarafından Mahkeme kararına istinaden ödenmesine karar verilen faiz, mahkeme harçları, vekalet ücreti ile diğer icra ve mahkeme masrafı tutarlarının Gelir Vergisi Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında kurum kazancının tespitinde gider olarak kayıtlara alınması mümkün bulunmaktadır.”

Kıdem Tazminatı:

Ancak ödemesi gerçekleşmiş kıdem tazminatları gider olarak yazılabilir.

Çalışanların hatası sonucu üçüncü kişilere ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar:

Çalışanların hatasından doğan ve ödenen tazminatların gider sayılabilmesi için tazminat ödemesine sebep olan durumda işverenin kusurlu olmamasına rağmen tazminat ödemesini gerektiren zarar ve ziyan oluşmalıdır.

Gelir İdaresinin 25/03/2011 Tarih B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 8-198 Nolu Özelgesi şöyledir:

“Konu: İfa edilen para taşımacılığı hizmeti esnasında kaybolan/çalınan paralar için müşteri ile yapılan sözleşme uyarınca ödenen tazminatların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği.

Sonuç: Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan hüküm gereğince de sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde indirilmesi mümkün değildir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, çalınan veya kaybolan paraların gider yazılması mümkün olmadığı gibi ifa ettiğiniz para taşımacılığı hizmetinde kaybolan veya çalınan tutarların karşı tarafa tazmin edilmesi nedeniyle ödeyeceğiniz söz konusu tazminat tutarlarının kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.”

Yurt dışı kişi ve kurumlara ödenen zarar ziyan tazminatlar:

Yurtdışı kişi ve kurumlarla ilgili olan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, bunların işlemleriyle ilgili olarak zarar, ziyan ve tazminat ödemesi gerekebilir. Yurt dışına yapılacak bu tarz tazminat ödemelerinin, yurt içindeki ödemelerden farklı bir karakteri bulunmamaktadır. Fakat ödemenin yurt dışına yapılmış olması vergi denetim elemanlarının karşıt inceleme imkanını büyük ölçüde ortadan kaldırdığı ve şüphe uyandırdığı için belgelendirme konusunda dikkatli olunmalıdır. Yurt dışı ile ilgili yapılan ödemede, fiktif olma, ya da muvazaa kuşkusunun oluşmasını önlemek için, tazminata konu olabilecek mukavelenin gerek Türkiye, gerekse karşı tarafın ülkesindeki hukuk kurallarınca tartışmasız bir şekilde geçerli olan resmi şekil şartlarını havi şekilde düzenlenmiş olmalıdır. Ayrıca yapılan ödemelerin yurt dışına transferinin yasalara uygun olarak gerçekleşmiş olması gerekir.

-Kamu düzenine aykırı fiiller dolayısıyla ödenen tazminatlar:

İşverenin kamu düzenine aykırı davranmasından dolayı ödediği tazminat gider sayılmamaktadır.

Yönetici hatasından kaynaklanan tazminatlar:

İşverenin ya da işletme ortaklarının kendi kusurlarından kaynaklanan tazminat ödemeleri gider sayılamaz.

-Gayrimeşru tazminatlar:

Gayrimeşru olarak yapılan ödemeler gider sayılmamaktadır.

-Elde edenler açısından zarar, ziyan ve tazminatlar:

Ticari faaliyetlerinden dolayı gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin elde ettikleri tazminatlar gider sayılmamaktadır.

Sonuç olarak, yapılan işle ilgisi olmayan veya işle ilgisi olsa bile işverenin kusurundan kaynaklı sadece tahakkuku değil ödemeside gerçekleşmiş olan zarar, ziyan ve tazminatlar gider sayılmamaktadır.

15.05.2018

Özkan Uzel

Sorumlu Bağımsız Denetçi

Mali Müşavir

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir