10 Şub 2019

DÖNEM İÇERİSİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILMAYAN KDV’NİN TEKRAR İNDİRİM KONUSU YAPILABİLMESİ

0 Yorum

Yapılan bir iş sonucu yada satılan bir emtia sonucu alınan faturalar müşteriye geç ulaşabilmektedir.3065 sayılı Katma değer vergisi Kanunu 29. Maddesine göre vergi mükellefleri, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, yine bu kanunda aksi bir hüküm olmadığı sürece faaliyetlerine uygun olacak şekilde
a) Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini,
b) İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini,
c) (Ek : 3/6/1986 – 3297/9 md.) Götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin, çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilirler.

KDV kanununa göre belirtilen vergi indirimlerinden yararlanabilmek için içinde bulunulan takvim yılı içerisinde yapılan bir işleme ilişkin faturaların yılsonu deftere kaydedilebilmesi gerekmekteydi.

Bu da günümüz ekonomisinde şirketlerin yılsonu kapanışlarının uzaması, ilgili evrak ve faturaların geç ulaşmasından dolayı mükelleflerin vergi indirimlerinden yararlanmakta sorunlar yaşamalarına neden olmaktadır.

Bu sorunun en temel problemi ise gelir ve kurumlar vergilerinde vergi matrahının hesaplanmasında dönemsellik ilkesi temel esas olmasıdır. Anlamı ise; mükellefin gelir ve giderlerinin ilgili takvim yılın kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmekteydi. Gelir vergisi mükellefleri için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ nun 38. maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın tespiti, Kurumlar vergisi mükellefleri içinse 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde safî kurum kazancının tespitine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 40. maddesinde safi kazancın tespitinde indirilecek giderler sayılmış olup bu giderlerin aynı zamanda 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kazancının tespitinde 8.maddede sayılan indirilecek giderlere ilave olarak mükelleflerin hâsılattan indirebilecekleri giderler olarak kabul edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesinde ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinde ise kazancın tespitinde kabul edilmeyen indirimler sayılmıştır.
Gider olarak kabul edilmeyen indirimlerle ilgili gelir ve kurumlar vergisi düzenlemelerinde yıl bittikten sonra gelen faturalar ve ilgili belgeler ait olduğu takvim yılı kazancının tespitinde gider olarak indirilemeyeceği konusunda her hangi bir kısıtlayıcı düzenleme yer almasa da ve bu konuda yasal bir sınırlama olmasa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanun’da belirlenen hesap dönemine ilişkin hükümler ve Vergi Usul Kanunu 219.maddesinde belirlenmiş kayıt süresine geçtikten sonra gelen fatura ve ilgili evrakların ilgili döneme kayıt edilmesi ve ilgili takvim yılının kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması normal şartlarda pek mümkün olmamaktadır. Bu işlemin geçerli olabilmesi ancak yasada belirtilen düzeltme beyannamesinin verilmesiyle mümkün olabilir. Bu durumda mali tabloların yeni duruma göre düzenlenmesi ile birlikte o döneme ait Gelir ve Kurumlar vergisi beyannamesinin düzeltilmesi gerekir.
06.04.2018 tarihinde yayınlanan 7104 Sayılı KDV Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Katma değer Vergisi Kanunu 29. Maddesi “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulunduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.” şeklinde değiştirilirdi.

Söz konusu değişiklik 01.01.2019 yılında uygulanacak şekilde yürürlüğe girmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta 2018 yılından sonra gerçekleşen ve Katma Değer Vergisi indirimi hakkı sağlayan fatura ve ilgili evrakların indirime tabi olunan takvim yılı sonrasındaki takvim yılı içerisinde kanuni defterlere kaydedilmesi gerektiğidir.

Örnek verecek olursak;
X firması tarafından Ağustos 2018 döneminde Y firmasına teslim edilen malların ihracatı Y firmasının yurtdışı bağlantılarında yaşadığı sorun nedeniyle 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşmemiştir. Yaşanan bu gelişme üzerine X firması 15/1/2019 tarihinde vergi dairesine Ağustos 2018 döneminde hesaplayarak tecil ettiği KDV’yi gecikme zammıyla ödemiştir. X firması vergi dairesine ödediği vergi için Y firmasına rücu etmiş, Y firması da KDV ödemeden satın aldığı ancak süresinde ihraç edemediği malların KDV’sini Ocak 2019 döneminde X firmasına ödemiştir. Bu durumda Y firması, X firmasına ödediği KDV’yi Ocak 2019 dönemi veya 2020 takvim yılı sonuna kadar indirim konusu yapabilir. Y firmasının daha sonra yurtdışı bağlantılarını yeniden kurup KDV’sini ödediği bu malları ihraç etmesi durumunda da ödenen KDV’nin indirim yoluyla telafi edilememesi halinde iadesi mümkündür.

Sonuç olarak; bu değişiklikle birlikte mükelleflerin yaşadığı yılsonu kapanışında yararlanamadıkları vergi indirimi konusu çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. Mükelleflerin Katma Değer Vergisi indirimi sağlayacak faaliyetlerini takip eden takvim yılı içerisinde kanunda belirtilen defterler kaydettirmeleri için 2018 yılı ve sonrasında gerçekleştirmiş olmaları gerekmektedir.

10.02.2019

Özkan Uzel

Sorumlu Bağımsız Denetçi

Mali Müşavir

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir