11 Ağu 2015

Sınai Mülkiyet Haklarında Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi ve KDV Uygulamaları

0 Yorum

Sınai mülkiyet; buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların üreticisinin veya satıcısının ayırt edilmesini sağlayacak işaretlerin sahipleri üzerine kayıt edilerek, bu kişilerin ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre haiz olmalarını sağlayan gayri maddi bir haktır. Başlıca sınai mülkiyet hakları; markalar, patentler ve faydalı modeller, endüstriyel tasarımlar, coğrafi işaretler ve entegre devre topografyalarıdır. Bu haklardan patent ve faydalı model ise, belirli bir süre ve yer açısından buluşun başka kişiler tarafından izinsiz olarak üretilmesini, kullanılmasını veya satılmasını engellemek için alınan tekel haklardır. Ülkemizdeki patent koruması uygulamasında incelemeli ve incelemesiz olarak iki sistem vardır. İncelemesiz sistemde koruma 7 yıldır ve sadece araştırma raporu düzenlenmektedir. İncelemeli sistemde ise koruma 20 yıldır ve araştırma raporunun yanı sıra inceleme raporu da düzenlenmektedir.

Yapılan bazı düzenlemelere göre, Türkiye’de yapılacak buluşları ve bunlara bağlı yatırımları teşvik etmek amacıyla bunlardan elde edilecek kazançlara bazı vergi istisnaları sağlanmıştır.

1. Kurumlar Vergisi İstisnası

Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen 5/B maddesine göre Türkiye’de yapılan araştırma, geliştirme ve yenilik ile yazılım faaliyetleri sonucunda oluşturulan buluşların kiralanması, devri veya satışı sonucunda, Türkiye’de seri üretim ve sonrasında pazarlanmaları durumunda, Türkiye’deki üretim sürecinde kullanılarak üretim sonucunda elde edilen ürünlerin satışı sonucunda elde edilen gelir ve kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa yüklenen kısmının %50’si 01.01.2015 tarihinden itibaren kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu istisna, patent veya faydalı model belgesinin alındığı tarihten itibaren, koruma süresi aşılmamak koşuluyla koruma süresinin sona erdiği tarihe kadar sürer. Gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanan bu maddeye göre, her mükellefin yararlanabileceği istisna tutarı değerleme raporunun tespit ettiği bedelin %50’sinden, toplam istisna tutarı da raporda belirtilen bedelin %100’ünden fazla olamaz. İndirimli vergi kesintisi, kazanç ve iradı kesinti ile vergilenen ve beyanname vermesi gerekmeyen mükellefler için en fazla 5 yıl süre olarak uygulanır.

İstisnanın uygulanabilmesi için gerekenler:

a) 24.06.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında, istisna uygulamasına konu buluşun patent veya faydalı model belgesiyle koruma altına alınan buluşlara eklenerek buluşa ilişkin incelemeli sistem ile patent veya araştırma raporu sonucunda faydalı model belgesi alınması,
b) Yararlanabilecek kişilerin 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2nci maddesinde belirtilen nitelikleri taşıması ve patentli veya faydalı model belgeli buluşu geliştirme yetkisine sahip olması koşuluyla, gerekli belgenin sahibi ya da bu belge üzerinde tekel sayılabilecek özel bir ruhsata sahip olması,
c) Yararlanılacak ilk yılda buluşun oluşturacağı katma değer göz önünde bulundurularak devir veya satış durumunda değerinin belirlenmesi amacıyla Maliye Bakanlığı’nın değerleme raporu düzenlemesi.

Ayrıca, bu madde dolayısıyla istisna uygulamasından faydalanan mükellefler, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında bulunan istisna uygulamasından yararlanamaz.

2. Gelir Vergisi İstisnası

Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesine göre:

“Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, videobant, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak, bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek ya da kiralamak yoluyla elde ettikleri hasılat gelir vergisinden istisna edilmiştir.”

Buna göre, bilgisayar programcısı ve mucitler ile bunların kanuni mirasçılarının eserleriyle ihtira beratlarını satma, bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etme veya kiralama yoluyla elde ettikleri kazanç gelir vergisinden istisnadır. Ancak bu istisna, Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan düzenlemeye göre koşullar ve kapsam açısından farklılıklar içermektedir.

Aynı Kanunun 70. maddesine göre, eğer kiraya veren kişi patent hakkının mucidi, yazarı ya da kanuni mirasçısı değilse, patent hakkı veya telif haklarının kiraya verilmesinden elde edilen kazanç gayrimenkul sermaye kazancı olarak vergilendirilmektedir. Eğer buluşlardan elde edilen gelir, Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesine göre vergiden istisna olmamasına rağmen Kurumlar Vergisi Kanununun 4/b maddesinde belirtilen koşulları taşıyorsa, gelir vergisine esas kazancın %50’si vergiden istisna edilebilecektir.

3. KDV İstisnası

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinin dördüncü fıkrasına yapılan eklemelerle, patentli veya faydalı model belgesi olan buluş ile ilgili gayri maddi hakların kiralanması, devredilmesi ya da satışında KDV istisnası bulunmakta ve 01.01.2015 tarihinden itibaren yapılacak teslim ve hizmetlere uygulanacak istisna konusu işlemlerle ilgili olarak yüklenilen vergilerin indirimi de mümkün olabilecektir. Bu Kanunun 30. maddesinin birinci fıkrasının a bendinde geçen indirilemeyecek katma değer vergisine ilişkin hükümler bu kapsamda uygulanmaz. Gayri maddi hakkın kiralanması, devri veya satışında KDV indiriminden yararlanabilmenin koşulu, bu hakkın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesinde geçen araştırma ve geliştirme, yenilik ile yazılım faaliyetleri neticesinde elde edilmiş olması zorunluluğunu taşımasıdır. Ancak, bu buluşun sonucunda üretilen malların satışı için kurumlar vergisi indirimine gidilse de, KDV istisnası uygulanmamaktadır.

KDV Kanununun 17/4 (z) maddesindeki 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesi kapsamındaki faaliyetlerin istisnası ile aynı Kanunun geçici 20. maddesinde yer alan teknoloji geliştirme bölgesi faaliyetleri kazançlarının bu bölgelerde üretilen teslim ve hizmetlerin gelir veya kurumlar vergisi istisnası doğrudan bağlantılı değildir. İstisna konuları farklılık gösterir ve bu iki istisna birbirini tamamlar niteliktedir.

11.08.2015
Özkan Uzel
Sorumlu Bağımsız Denetçi
Mali Müşavir

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir