03 Haz 2016

NOTER ARACILIĞI İLE HİSSE DEVRİ YAPAN LİMİTED ŞİRKET ORTAĞININ SGK BORÇLARINDAN SORUMLU OLMAMASI

0 Yorum

İş hayatında limited şirket ortaklarının hisselerini devrettiklerinde karşılaştıkları sorunlardan birisi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçları konusudur. Hissesini noter tasdiki ile devreden ortak bu devir işlemini ticaret sicilde yayınlatmadığı sürece SGK prim borçları nedeniyle sorumlu sayılıp, bu kişiler hakkında icra takibi başlatılabilmektedir.

Limited şirket ortakları 5510 sayılı kanuna göre 4/1-b sigortalısı sayılmaktadır. SGK, noter tasdikli bir limited şirket hisse devri ticaret sicil gazetesinde yayınlanmadıkça ortağın bu sigortalılığını devam ettirmekte ve borç çıkarmaktadır. 5510 sayılı yasa ile “Sigortalılığın Sona Ermesi” başlıklı 9.maddesine baktığımızda;

“Madde 9:Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;

3)  4’üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sona erer.”  şeklindedir.

Kanunda bu şekilde belirtilmiş olmasına rağmen SGK, uygulamada limited şirket hissesini noterden devredip ticaret sicil gazetesinde yayınlatmayan ortağın sigortalılığını devam ettirip, meydana gelen SGK borcundan sorumlu tutmaktadır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin Kararından örnek verecek olursak davacı taraf SGK tarafından gönderilen ödeme emrinin iptalini talep etmiştir. Davacı,  limited şirketin %60 hissesine sahiptir ve 08.11.2007 tarih ve 32244 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle hisselerini devrettiği ve 06.07.2006 tarihli noter sözleşmesi ile ortaklıktan ayrıldığı, hisse devir sözleşmesinin ise ticaret sicil gazetesinde 22.02.2011 tarihinde ilan edilmiştir. Dava konusu olan borç ise 2013/27922 takip nolu 2008/10 ve 2009/7 dönemlerine ait prim borcudur. Bununla ilgili ödeme emrinin 31.12.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 06.01.2014 tarihinde açılmıştır. Mahkemece, Ticaret sicil kayıtlarına göre davacı 08.11.2007 tarihinde tescil edilen hisse devir sözleşmesi ile şirket ortaklığından ayrılmış fakat hisse devir sözleşmesi 22.02.2011 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Bu durumda 6102 sayılı TTK’nın 36.maddesi gereğince ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği tarih itibariyle devir hukuki sonuç doğuracağından davalının itirazı reddedilmiştir.

Davanın yasal yönden dayanağı olan 506 sayılı yasanın 80/5, 80/12 ve 6183 sayılı yasanın 58.maddeleri ve İİK’nın 72.maddesine göre alınan kararda bir uyuşmazlık olduğu kanısına varılmıştır. 506 sayılı yasanın 80/5. Maddesine göre, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usülü Hakkında Kanunun 51,102,106. Maddeleri hariç diğer maddeleri uyguanır.506 sayılı yasanın 80/12.maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. 6183 sayılı yasanın 58/1 maddesine göre ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi böyle bir borcu olmadığı ve kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. Ayrıca TTK 520.maddesine göre, limited şirket pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesinden sonra pay devrinin limited şirkete bildirilerek ana sözleşmede yer almıyorsa ortakların en az dörtte üçünün bu devire icazet etmesi ve bunların esas sermayenin dörtte üçüne sahip olması ayrıca bu devrin pay defterine kaydeilmesi gerekir.Bu devir işleminin ticaret siciline tescili ise pay devrinin gerçekleşmesi için zorunlu bir şart değildir. Tüm bu kanun maddelerine bakılarak davacının prim borcundan sorumlu olmadğı halde davanın red olunmuş olduğuna karar verilerek, önceden verilen hükmün bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.

Yargıtay kararına göre limited şirketteki hissesini noterden devrden şirket ortağı bu devir işlemini ticaret sicil gazetesinde yayınlatma zorunluluğu olmayıp,devir tarihinden sonrada SGK’ya ait her türlü prim başka borçlardan sorumlu değildir.

Yukarıda açıkça belirttiğimiz üzere, bu şekilde SGK tarafından borçlandırılan bir limited şirket ortağı, hisse devir tarihinden sonra 4/1-b sigortalısı olmayacağı ve şirketinde prim borçlarından sorumlu sayılamayacağından dolayı iş mahkemelerine dava açarak SGK’nın yarattığı bu haksız borçtan kurtulabilecektir.

 

03.06.2016 

Özkan Uzel

Sorumlu Bağımsız Denetçi

Mali Müşavir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir