23 Eki 2017

LİMİTED ŞİRKETLERDE ORTAKLIK PAYLARININ İCRA YOLU İLE DEVRİ

0 Yorum

Limited şirketlerde ortak olan yani sermaye payına sahip kişiler, bu ortaklıkları asıl olarak veya devir yoluyla kazanabilirler. Bu ortaklığı devren kazanma yolları payın/payların devri, miras, mal rejimi, şirketin esas sermaye paylarını iktisabı ve icra yolu ile ortaklık elde etme şeklinde sayılabilir.

İcra yoluyla devirden limited şirketlerle ilgili olarak 6102 sayılı kanunun 133.maddesinde bahsedilmektedir. Bu maddeye göre; limited şirketlerde ortaklar, şirket borçlarından şahsi mal varlıkları ile değil sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı kadar şirket borçlarından dolayı sorumludur ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (“TTK”) “Ortakların Kişisel Alacaklıları” başlıklı 133. maddesi:

(1) Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket feshi olunmuşsa tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir.

(2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir.

(3) Bunun dışında, alacaklılar, tüm ticaret şirketlerinde alacaklarını, ortağın şirketten olan diğer alacaklarından da alabilme ve bunun için haciz yaptırabilme yetkisini de haizdir.

(4) Yukarıdaki hükümler borçlu ortakların şirket dışındaki mallarına alacaklıların başvurmalarına engel olmaz.

Şeklindedir.

TTK m. 133’ün bir diğer özelliği, eski Kanundan kaynaklanan şüpheleri gidererek,  haczin ve paraya çevrilmenin hangi hükümlere göre yapılabileceğini açıklığa kavuşturmasıdır. Buna göre, anonim ve limited şirketlerde ortakların hisselerinin haczi ve bunların paraya çevrilmesi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (“İİK”) taşınırlara ilişkin 88. madde ve iştirak halinde tasarruf edilen mallara ilişkin 94. madde hükümlerine göre yapılacaktır. TTK’nun şirket ortaklarının şirketteki hisselerinin haczini öngören 133. maddesinde doğrudan gönderme yapılan İİK m.94’e göre: “Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar. Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlal ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tabidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mani tedbirleri alır.”

Burada önemli nokta; payların senede bağlanmış veya bağlanmamış olmasının payların hacize konu olmasında bir önem teşkil etmeyeceğidir.

Ortakların alacaklıları icra talep ettiğinde, İİK’nın taşınırların haczine ilişkin hükümleri uygulanır. Limited şirketlerde bir kişinin sahip olduğu ortaklık payı, limited şirkete karşı yapılan haciz yazısının tebliği ya da direkt icra memurunun şirket merkezine gitmesi ile başlatılır. Bu aşamadan sonra haczin pay defterine işlemesi ve bu işlemlerin tutanakla tespiti ile pay haczi yapılır. Bununla birlikte limited şirketin bağlı olduğu ticaret siciline bir haciz müzekkeresi gönderilerek haczedilen paylar bildirilir.

Ayrıca, pay senedinin teslimi ortaklık hakkının devri anlamında olmayacağından, pay senedinin haczi borçlunun, şirketteki ortaklık payının haczedildiği demek değildir. TTK 596/1 maddesine göre; “Esas sermaye payının miras,eşler arasında mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hallerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.” Şeklindedir. Bu şekilde payların elde edilmesi için devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce imzalanması, genel kurul kararı, devrin pay defterine kayıt edilmesine gerek kalmadan pay elde edilmiş olur.

Dolayısıyla icra yoluyla devirde genel kurul kararının gerekmediği görülmektedir. Miras ya da eşler arasında mal rejimi hallerinde de yine genel kurul kararı aranmaz.

TTK 596/2. maddesine göre; şirket genel kurulu, payı icra yoluyla kazanan kişiyi payın elde edilmesinin öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde reddetme hakkına sahiptir. Bunun için limited şirket payları icra yoluyla kazanan kişiye, payları şirketin kendisi, şirket ortağı ya da şirket tarafından belirlenen üçüncü kişiye payların gerçek değeri üzerinden almayı önermelidir.

Özetle, limited şirket ortaklarından birinin alacaklısı bu kişinin şirket paylarının haczini talep edip bu payları elde edebilir. Fakat bu şekildeki pay devri ile payları elde etmiş sayılmaz. Ancak limited şirket genel kurulunun üç ay içinde red etmemesiyle veya yine genel kurul önerisiyle payları gerçek değeri üzerinden ödemesiyle payları elde etmiş olur.

23.10.2017

Özkan Uzel

Sorumlu Bağımsız Denetçi

Mali Müşavir

 

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir