11 Şub 2018

İŞ ORTAKLIKLARININ KURULMASI VE VERGİLENDİRİLMESİ

0 Yorum

İş ortaklıkları ile günümüzde büyük sermaye ve emek gerektiren yatırım projeleri gerçekleşmektedir. Çünkü bu tür projelerin tek bir yüklenici tarafından yapılması emek ve sermaye açısından oldukça ağır bir yüktür.

Belli bir işin yapılması için kurulmuş olan iş ortaklıklarında işverenin birden fazla olması, iş ortaklığının da birden fazla olmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Fakat bir işveren birden fazla işi yüklenmişse, bu işveren kendisine bağlı ayrı her iş için yine ayrı bir iş ortaklığı kurmalıdır. Örnek verecek olursak; bir baraj inşası için bir iş ortaklığı kurulabilir. Bu iş ortaklığını yapan aynı işveren eğer bu inşaatın mekanik yapılarının kurulması işi içinde de yer almak istiyorsa bunun için ayrı bir iş ortaklığı kurmalıdır.

İş ortaklıkları, Kurumlar Vergisi kanununa 01.01.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3239 sayılı kanunla eklenmiştir. Ayrıca 4369 sayılı kanunun 81/D-1. maddesiyle değiştirilen ve 29.07.1998 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ibare ile kurulan ortaklık vergi dairesinden iş ortaklığı olarak kurabilirler. Eğer böyle bir mükellefiyet tercih edilip kurulmazsa, kurulan ortaklık adi ortaklık olacaktır. Şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerin kurdukları ortaklıklar adi ortaklık olarak kurulmakta fakat talep edilirse, tüzel kişilik aranmadan kurumlar vergisi mükellefiyeti kurulabilmektedir.

Burada belirtmek gerekir ki, iş ortaklığı ile konsorsiyum aynı değildir. İş ortaklığında taraflar iş sahibine müteselsilen sorumludur. Konsorsiyumda ise her ortak iş sahibine sözleşmede belirlenen iş kadar sorumludur.

İş Ortaklıkları kurumlar vergisi mükellefi olsun ya da olmasınlar Borçlar Kanunu’na göre adi ortaklık sayılırlar. İş ortaklıkları ile ilgili yapılan sonraki düzenlemede 5520 sayılı kurumlar vergisi kanununun 2/7 maddesine göre iş ortaklıkları, ”(7) İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.”

İş ortaklıklarının kurumlar vergisi mükellefiyeti talep edebilmesi için Kurumlar Vergisi Kanununun 1 seri nolu genel tebliği 2.5.2.’deki şartları taşıması gerekir. Kurumlar vergisi mükellefiyeti talep etmiş ve bu şekilde iş ortaklığı kurmuş olanların bunu daha sonra değiştirme şansı yoktur.

İş ortaklığı kurumlar vergisi mükellefi olarak kurulursa;

-Ortakların mükellefiyet durumlarına bakılmaksızın yeni bir şirket kuruluşu gibi değerlendirilir ve iş ortaklıkları tüzel kişilik sayılmadığı için tescili yapılmaz.

-İş ortaklığı olarak defterler bilanço usulü ile tasdik ettirilir.

-GVK 44. Maddesinde belirtildiği üzere iş ortaklıklarında “inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabulün yapıldığı gösteren tutanağın düzenlendiği tarih, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitirme tarihi olarak kabul edilir” işin bitim tarihidir. Fakat işin bitimi iş ortaklığının bittiği anlamına gelmez. Çünkü bu ortaklıkla ilgili ödevlerin tamamının, tahakkuk eden vergilerin tamamının ödenmiş olması gibi, yerine getirilmesi şarttır. Ancak bu yükümlülükler yerine getirildikten sonra iş ortaklığı bitmiş sayılır.

-İş ortaklığı adına KDV, Stopaj, Kurum Geçici Vergi gibi vergi mükellefiyetleri, SGK dosyaları açılır.

-İş ortaklığı adına tarh edilen vergi ve cezalar işin bitimiyle birlikte müteselsilen ortaklardan alınır.

-İş ortaklığından elde edilen kazanç kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilir ve vergi sonrası kalan kazanç ortakların hisseleri oranında paylaşılır.

-İş ortalığının gerçek kişi ortaklarına düşen kar payları menkul sermaye iradı olarak kabul edilir ve GVK madde 75/2’ye göre bu kişiler kendi beyannamelerine eklemek suretiyle bu kazancı beyan ederler.

İş ortaklığı adi ortaklık olarak kurulursa;

İş ortaklıkları kurumlar vergisi mükellefiyeti talep edilmemesi durumunda adi ortaklık olarak kurulur.

– İş ortaklığına ait defterler adi ortaklık adına tasdik ettirilir.

– KDV ve Stopaj vergisi mükellefiyeti adi ortaklık adına açılır. SGK işveren işlemleri ise adi ortaklık numarasıyla yapılır. İş ortaklığının  kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi, ortaklığın kuruluşunda belirtilen merkezinin bulunduğu yer vergi dairesidir. Eğer sözleşmede, ortaklık merkezi belirtilmemişse iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesi, bağlı olduğu vergi dairesi demektir.

– İş bitiminde ortaklar, kendi paylarına düşen karı veya zararı kendi beyannamelerinde beyan ederler.

İş ortaklığının sona ermesiyle birlikte tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsup yoluyla giderilemeyen kısmı için; beyannamede gösterilen kazançlardan, tevkif yoluyla kaynağında kesilmiş olan vergiler, hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilir. Beyanname üzerinde hesaplanan gelir veya kurumlar vergisi mahsup edilecek vergilerden fazla ise, mükellefin başvuru yapması ile fazla olan tutar vergi borçlarına mahsup veya iade edilir.

Ayrıca iş ortaklığına ait tevkif yoluyla kesilen vergilerin, kurumlar vergisi beyannamesindeki mahsubundan sonra kalan alacağının, önce ortaklığın muaccel haldeki diğer borçlarına mahsubu, borcunun bulunmaması durumunda ise ortaklığı oluşturan kişi ve kurumların vergi borçlarına karşılık iade edilmesi mümkündür.

İş ortaklığı tasfiyesi sonucu devreden KDV varsa;

KDV kanununun 29/2 Maddesine göre , “Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez.” devreden KDV iade edilemez.

KDV Kanunu’na göre KDV iadesinin kanunun 32. maddesinde sayılan tam istisnalar ile 29/2. maddesinde yer alan teslimler sonucu alınabileceği, faaliyetin terkinin iade hakkı doğuran bir işlem olmaması sebebiyle indirilemeyen verginin iadesinin de kanunen mümkün olmayacağı belirtilmiştir.

KDV mükellefiyetine sahip işletmelerin işi bırakması durumunda kayıtlarında ve son dönem KDV beyannamelerinde yer alan sonraki döneme devreden KDV’nin iadesi ne ait KDV kanununda yer alan bir hüküm yoktur.

Adi ortaklıkta devreden KDV’nin ortakların KDV beyanlarında hisseleri oranında indirim konusunun yapılması ya da ortaklar tarafından gelir ve kurumlar vergisi yönünden gider olarak yazılması da mümkün değildir. KDV kanununun 58.maddesi: “Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez.” şeklindedir. Uygulamanın bu şekilde olmasının sebebi mükellefin ödemeyeceği KDV’nin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kullanılmasının önüne geçmektir.

ANKARA Vergi Dairesi Başkanlığı,Tarih: 27/01/2012 Sayı:B.07.1.GİB.4.06.17.01-130 [2011-4-29-15]-128 Konu: “Mükellefiyetin sona ermesi durumunda, sonraki döneme devreden KDV nin iade edilip edilemeyeceği hakkında” özelgesinde;

“Yukarıdaki açıklamalar kapsamında; mükellefiyetinizin sona ermesi nedeniyle üzerinizde kalan ve indirim yoluyla giderilemeyen (sonraki döneme devrolunan) katma değer vergisinin;

– iade hakkı doğuran işlemleriniz bulunması halinde bu işlemlerinize isabet eden kısmı KDV Mevzuatında yer alan hükümler çerçevesinde tarafınıza iade edilebilecek,

– İade hakkı doğuran işlemleriniz bulunmaması halinde devreden KDV nin tamamının, iade hakkı doğuran işlemleriniz bulunması halinde ise bu işlemleriniz nedeniyle yüklenilmeyen kısmının tarafınıza iadesi veya vergi borçlarınıza mahsubu mümkün olmayıp, indirilemeyen söz konusu vergilerin KDV Kanununun 58 inci maddesi uyarınca kurumlar vergisi matrahınızın tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi mümkün bulunmaktadır.”

Şeklindedir.

Sonuç olarak iş ortaklıkları konsorsiyumlarla karıştırılmamalı ve yukarıda bahsettiğimiz şekilde vergilendirme işlemleri yapılmalıdır.

12.02.2018
Özkan Uzel
Sorumlu Bağımsız Denetçi
Mali Müşavir

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir