12 Mar 2018

ARABULUCULUK SİSTEMİ VE İŞÇİ/İŞVEREN AÇISINDAN UYGULAMASI

0 Yorum

Ülkemizde hukuk uyuşmazlıklarının çoğunluğu iş davalarıdır. Bu uyuşmazlıkların dava süreçleri uzun sürmekte ve ciddi zaman kaybına yol açmaktadır. Bu nedenle işçi işveren arasında köprü görevi görerek daha hızlı sonuca ulaşmayı amaçlayan arabuluculuk sistemi 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu ile yasal bir hale getirilmiştir.

Söz konusu kanunun 2.maddesinin;

a bendinde arabulucu “Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişi”

b bendinde ise “Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” şeklinde tanımlanmıştır.

Toplu iş uyuşmazlıklarında greve gitmeden önce başvurulması zorunlu olan arabuluculuk sistemi 1 Ocak 2018’den itibaren bireysel iş uyuşmazlıklarında da zorunlu hale getirilmiştir.

ZORUNLU ARABULUCULUK

7036 sayılı iş mahkemeleri kanununda yapılan düzenlemeyle 1 Ocak 2018’den itibaren işçi işveren arasındaki fazla mesai, tatil ücreti kıdem-ihbar tazminatları, maaş, işçi-işveren arasında hakaret vb. gibi konular nedeniyle yaşanan uyuşmazlıklar için zorunlu arabulucuya başvurma şartı getirilmiştir. Bu konularda arabulucuya başvurmaksızın başlayan iş davaları “dava şartı yokluğu” gerekçesiyle reddedilecektir. Mahkeme kararının taraflara resen tebliğinden iki hafta içinde arabulucuya başvurabileceklerdir. İşçi ile işveren aralarındaki sorunu gidermek için bir arabulucuyla anlaşabilir, eğer kendileri arabulucu bulmazlarsa adliyedeki “arabuluculuk merkezi” tarafından davaya bir arabulucu atanır.

Zorunlu arabulucuya başvurulması gereken konular;

Yıllık izin ücreti, kıdem-ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, ücret, ayrımcılık tazminatı, fazla çalışma ücreti, ayrımcılık tazminatı, sendikal tazminat, cezai şart, avansın iadesi, ulusal ve bayram genel tatil ücreti, eğitim gideridir.

İşe iade davalarında; işçi iş sözleşmesinin sebep gösterilmeden fesih edildiği iddiasıyla işe iadesini talep etmek için arabulucuya başvuracak ve arabulucu üç hafta içinde konuyu sonuçlandıracaktır. Arabulucu bu sürede sonuçlandıramazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işçi iş mahkemesinde dava açabilecektir.

Arabulucuya gitmeden direkt dava yoluna gidilebilecek konular ise; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ortaya çıkan maddi ve manevi tazminat davaları ve bunlarla ilgili rücu davalarıdır.

Arabulucu ücreti; tarafların anlaşmaya varmaları halinde arabuluculuk asgari ücret tarifesinin ikinci kısmına göre eşit olarak taraflarca karşılanacaktır. Ücret tarifienin birinci kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.

Örnek verecek olursak, Ayşe Hanım kendisine işvereni tarafından yapılan hakaret içeren kötü davranışından dolayı işten ayrılmak istemiş fakat kendisi istifa ettiğinden dolayı kıdem-ihbar gibi tazminatlarından mahrum bırakılmıştır. Ayşe hanım bunları işvereninden talep etmiş fakat işvereni buna karşılık vermemiş ve aralarında uyuşmazlık yaşanmıştır. Ayşe hanım bu konu için işverene direkt olarak dava açmayı denemiş fakat davası reddedilmiştir(01.01.2018’den beri uygulanan arabuluculuk sisteminden dolayı) Bunun üzerinde Ayşe hanım ve işvereni arabulucuya başvurmuştur. Başvuruyu karşı tarafın yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, eğer arabuluculuk bürosu yoksa görevlendirilmiş olan yazı işleri müdürlüğüne yapmışlardır. Ayşe hanım ve işvereni ortak bir arabulucuda anlaşamadığından dolayı komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenmiştir. Başvuruyu Ayşe hanım yaptığı için karşı tarafın yani işverenin iletişim bilgilerini büroya vermiştir. Görevlendirilen arabulucu konuyu üç hafta içinde karar bağlamalıdır.(Bu süre zorunlu durumlarda arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılır. )Arabulucu işverene ulaşamamış ve işverende ilk toplantıya katılmadığından dolayı faaliyetini sona erdirmiş ve son tutanağı düzenleyerek büroya teslim etmiştir. Ayrıca işveren toplantıya katılmadığından dolayı sonuç lehine sonuçlansa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmuştur.

Bu örnekte eğer Ayşe hanım alt işveren olsaydı; (yani işverenle ilişkisi asıl işveren-alt işveren ilişkisi olsaydı) işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda işverenler arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmalı ve iradeleriin birbirine uygun olması şartı aranırdı.

Yine bir başka örnekte Ayşe hanım işverenine işe iade davası açmak istemiş olsaydı; bu durumda bir ay içinde arabulucuya başvuracak, arabulucu iki hafta içinde sonuçlandıramazsa iş mahkemesine gidecekti. İş mahkemesi kararına karşı da yine iki hafta içinde istinaf yoluna başvuracaktır.

Sonuç olarak; 25.10.2017 ile 01.01.2018 tarihi arasındaki tazminat ve ücrete dair şikayetleri olan işçiler iş mahkemesine dava açabilecek ancak 7036 sayılı iş mahkemeleri kanunu’nun 14.maddesi kaldırıldığı için 25.10.2017’den itibaren işten ayrılan işçiler şikayetlerini idari yönden çalışma ve iş kurumu il müdürlükleri incelemeyecektir. 01.01.2018’den itibaren arabuluculuk dönemi zorunlu olduğundan arabulucuya başvurmaksızın dava açma yolu da ortadan kaldırılmıştır.

12.03.2018

Özkan Uzel

Sorumlu Bağımsız Denetçi

Mali Müşavir

 

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir